Joomla TemplatesBest Web HostingBest Joomla Hosting

GÖKHAN KOCAKAYA

83. Gazi Koşusu Şampiyonu ekibi ile buluşup keyifli bir sohbet yaptık. Seyisi, idman jokeyi, menajeri, jokeyi ile pasta kesip nefes tutarak okuyacağınız bir sohbet gerçekleştirdik.

AİLEDEN ATÇIYIM
‘Daha ilkokul zamanında başladım at binmeye. Abimin atlarına gelip binek yapardım. Onunla oynar, uğraşır çalışırdım. İşte benim at binme sevgim dayım ve abim sayesinde başladı. Onların atlarına idman jokeyliği yaparak ilk adımımı attım’ diyerek sözlerine başlayan genç jokey, başarının gelmesinde ki en büyük sebebin çalışma, disiplin ve sevme olduğunu vurguladı. İşte jokeylik hayatına bu şekilde başlayan Kocakaya başka bir meslek gurubunu ise asla düşünemediğini söyledi.

ADIM ADIM BAŞARI GELİYOR…
Biz hemen kendisine sürekli artan grafiğinin sebebini anlatmasını istiyoruz. Bu kadar büyük başarı nasıl geliyor? Bunun merakı içerisinde olan hem halka hem de aprantilere bir açıklamayı daha sorumuzu tamamlamadan başlıyor. Kocakaya. ‘Çalışmak bir jokeyin başarısında ki en büyük faktör. Ben çalışarak başarıyı yakaladım. Ertan Abi’nin defterine bakın sabah daha 05. 00 dan itibaren belirli bir program dahilinde belirli aralıklarla tüm bineceğim atları hatta binemediğim atların çalışmalarının da kendim yaptırırım. Durum ne olursa olsun fark etmez. Örneğin bugün İzmir de at bineyim, ertesi gün yine belirlenen saatte sahada olmak zorundayım. Ve atlarımın başına geçer idmanlarının yaptırırım. Dinlenmeyi ise bu işlerin ardına saklarım. Bu tarz da çalışan bir kimsenin başarıyı yakalamaması için hiçbir sebep yoktur. Bu ben olayım veya başka biri olsun fark etmez. Böyle çalışan hedefine ulaşır.’



GAZİ KOŞUSUNA BİR KALA

Evet o günün yani 83. Gazi Koşu için yapılan öncesi ve sonrası için biz detayları soruyoruz. Bu serüven yaklaşık bir yıl önce başladı hemen öncesinden başlayalım. ‘Evet sizin de belirttiğiniz gibi ben 28 Haziranı bir yıl öncesinden hedeflemiştim. Programlarımı buna göre planlamıştım. Atı antrenörü Savaş Abiyle konuşup her gün çok iyi bir şekilde hazırlıyorduk. Bizim için adeta sürpriz olmadı. Bu kadar çalışmanın karşılığı elbette Gazi olacaktı. Biz her noktayı dikkate aldık. Atımızın starta takılmasından tutunda sprint atacağı yeri, gücü ve metresini biz çok uzun zaman önceden planlamıştık. Bu yüzden iş bana kalmıştı. Heyecan, stres yapmamalıydım. Ben de son ana kadar her şey normalmiş gibi hissetmeye gayret gösterdim. Hatta bir gün öncesinde Ankara da at binerek, ertesi günün heyecanına ve stresine daha geç girmek benim için avantaj olduğunu düşünmüştüm. Netice de bu davranış ve düşüncelerim beni yanıltmadı. Hayret! Farklı bir düşünce. Kimi jokeyler o günü istirahat ederek geçirirler. Yani sporcular, sınava giren öğrenciler bir gün öncesi stres atmak için farklı şeyler yaparlar.’ Evet abi işte bu heyecanı hissetmemek için sıradan bir gün geçirdik.

VE MUHTEŞEM GÜN…
Dedim ya her şey bir yıl öncesinden programlı idi. Çıkacaktık ve kazanacaktık. Atımız güçlü, moralimiz yerindeydi. İçerden dışarıdan gelmeler, startta kalmalar pek de önemli değillerdi. Nitekim de her şey planlandığımız ölçüde gitti. Ben ancak kazandığımı atımla seyirciyi selamlamaya gittiğimde anladım ve işte o anda çok heyecanlandım. Bu keyif ve haz verici heyecan anlatılamazdı. Hep özenirdim, bir çığır açmak isterdim. Dettori, Cristophe Soumillion, Starke yani Dünya star jokeyleri gibi seyirciyle bütünleşmek istedim. Onlara kalıcı armağanlar fırlattım. Gözlüğümü, kaskımın şapkasını, kamçımı fırlattım. Bizi seven destekleyen seyircilerde o sevgi daha uzun yaşayacak, evlerin vitrinlerini ve duvarlarını süsleyecekti. Uzun yıllar 83. Gazi anısını defalarca yaşayacaklar hafızalarına kazıyacaklardı.



BU SEVGİYE LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUM…
“Eğer bu meslekte disiplin, saygı ve sabır kombinasyonuna sahip iseniz size verilen sevgiyi de aynı paralel de insanlara geri sunabilirsiniz. Adıma Fun Club’ların açılması tabiî ki oldukça hoş bir durum. Bu sevgiye ve gösterdikleri teveccühe layık olmak için elimden geleni yapıyorum. Gazi günü bana gösterilen sevgiyi unutmak mümkün değildi. Tabi ki bu sevgiyi muhafaza etmek ve aynı seviyede tutmak asli görevlerimin başında gelecektir. Gökhan Kocakaya dün nasıl ise yarında aynı olmalıdır.” Bu bilinçle hareket edenin kaybedeceğini de düşünmüyoruz.

AKSAKLIKLAR GİDERİLİRSE YURTDIŞI NEDEN OLMASIN…
Yurtdışı yarışlarını ve jokeylerinin biniş stillerini sürekli takip ediyorum.. Bir Türk jokeyin yurtdışında boy göstermesi ve ülkemizi uluslar arası platformda başarı ile temsil etmesi mantığının, uzun süredir hayata geçmemesini tabiî ki yadırgıyorum. Bu oldukça geç kalınmış bir hamledir. Ülkemiz dahilinde bu potansiyele sahip bir çok jokey sayabiliriz. Ama bu oluşum için iyi bir ekip çalışması ve kurumsallaşma düşüncesine öncelikle sahip olmalıyız. Yurtdışında menajerlik sistemi tamamen profesyonelce işliyor. Ülkemizde böylesi adımların atılması bana göre Türk jokeylerinde dünya sahnesinde yerlerini almasına olanak sağlayacaktır. Böylesi bir zeminin hazırlanması durumunda ülkemizi yurtdışında temsil etmek tabi ki isterim..



ÇALIŞMA - SABIR - DİSİPLİN ÇALIŞMANIN ANAHTARI’DIR…
Son olarak…” Öncelikle bu üç unsuru göz ardı etmemelerini vurguluyorum, şunu da ısrarla belirtmek istiyorum ki ben, bu çalışma – sabır – disiplin sayesinde başarılara imza atmaya çalışıyorum. Bunun tüm meslektaşlarım tarafından da dikkate alınıp hayata geçirilmesini öneriyorum.. ”

Röportaj: Ferdi Akıncı - Erdem Vurgun - Erdinç Özsu

Son Güncelleme (Pazar, 21 Mart 2010 20:28)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Uzman Tahminleri

Önemli Linkler