Joomla TemplatesBest Web HostingBest Joomla Hosting

MERAL AYBEK

Sahalarımızın sevilen simalarından, jokeylik mesleğinin okulundan mezun, aşık olduğu mesleğini inatla ve sabırla devam ettirmeye çalışan bayan apranti’miz Meral Aybek ile oldukça samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Hayalleri, düşünceleri ve geleceği ile ilgili fikirlerini masaya yatırdık..

Erdem Vurgun : Meral, öncelikle kendini kısa cümleler dahilinde yarışseverlerimize tanıtır mısın?
Meral Aybek : Ben, Ankara’da büyüdüm. 1983 doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Atçılık Meslek Yüksek Okulu Jokeylik bölümü mezunuyum. Tek tercih olarak jokeylik bölümünü seçtim ve atçılık maceram böylece başlamış oldu. Daha önceden spor akademisine hazırlanıyordum fakat jokeylik bölümü açılınca direk bu tercihi yaptım. Okulun 2nci sınıfındayken aynı zamanda Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nde de lisans alabilmek için eğitim aldım. Okuldan mezun olduktan sonra bize jokeylik lisansı verilmiyordu. Bu sebepten hem okulu hemde Apranti eğitim merkezindeki eğitimi mi aksatmadan devam ettirdim.. 2006’dan beri bu yana da bu mesleği icra etmekteyim..

E. V. : Jokey olmaya karar verdiğinde, sana yardımcı ve destek olan veya karşı çıkanlar oldu mu? Ve bu desteği sana verenler kimlerdi?
M. A. :Ailemde atçılık ile ilgilenen hiç kimse yoktu. Daha doğrusu atçılığı bilen yoktu. Tamamen kendi özgür irademle bu tercihi yaptım. Tabiki ailem bu konuya oldukça soğuk yaklaştı ama sonunda çok istediğim bir bölüme girdiğim için, bu soğukluk zamanla azaldı. Sahada ise ilk zamanlarda Ömer Faruk Girgin’in Apranti Okulu’na girmemde ve lisans almamızda oldukça önemli yardımları oldu. At sahibi Bahadır Geliş’inde bana çok yardımları olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlk 2 yarışıma Bahadır Bey’in safkanları ile katıldım.



E. V. : Mezun olan diğer arkadaşlarının durumları nelerdir?
M. A. : Okulda bayan olarak sadece ben vardım.. Okuldan benle beraber mezun olan arkadaşlar şu an faal olarak at binmekteler. Bunların başında Kemal Aykul geliyor. Kendisi oldukça başarılı bir performans gösterebiliyor keza Ayhan Öztürk de bu okuldan mezun olup yine idmanda ve yarışlarda şans bulabiliyor..

E. V : Okulda aldığınız eğitimi yeterli buluyor musun? Sadece teorik eğitim ile başarılı olunabilir mi?
M. A. : Açıkçası şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki okuldan mezun olduktan sonra aslında hiç bir şey öğrenmediğimi anladım. Verilen eğitimin yetersiz olduğu, bu mesleği icra edebilecek kişilerin( tabi bende dahil ) yeterli donanıma sahip olmadan sahaya geldiklerini tespit ettim. Teorik olarak eğitimin yeterli olduğunu söyleyebilirim. Ama at üzerinde, atla beraber, atı atla tanıyarak bir eğitim söz konusu maalesef değildi.

E. V. : Peki Meral, okul bitti ve sahaya geldin. Nasıl bir hava vardı size karşı? Neler hissettin? Neler Düşündün?
M. A. : Aslında Apranti Eğitim Merkezinde, Serap Berber ve Aydan Alıcıoğlu’nun da olması ve eğitim görmesi, beni biraz heyecanlandırdı bir o kadar da umutlandırdı. Tabiki bize karşı bi önyargı söz konusuydu. Siz üniversitelisiniz burada pek birşey yapamazsınız gibi herkesimden ortak bir görüş hakimdi. Bu mesleki yaşantımıza hiç de iyi bir başlangıç değildi. Tabi sonraları sürekli ve aksatmadan sahada bulunmam, arkadaşlarımın verdiği mücadeleler insanların hoşuna gitmeye başladı. Yine Davut Akdı ve Sadi Harmanbaşı bu günlerimizde sürekli yanımızdaydı. İlk başlardaki önyargıyı böylece kırmış olduk ve bayanlarında bu sahada boy gösterebileceğinin ispatını verdik.



E. V. : Alaylıların yanında okullu olmak, erkeklerin yanında bayan olmak nasıl bir duygu?
M. A. : İlk zamanlar tabiki belirttiğim gibi çok farklıydı. Bundan 3 sene önce ile bugün arasında mukayese dahi yapamazsınız. O dönemler sadece ben olduğum için o kadar erkeğin içinde bayan olması çok dikkat çekiyordu. Bir kere dışarıdan geliyorum ve detaylı bir bilgiye de sahip olmadığımdan siz bunu bilemezsiniz, bu işi beceremezsiniz gibilerinden cümlelerle sıklıkla karşılaştım. Bu zor zamanlarda bana destek olanların telkinleri benim için çok önemliydi. Ama bu kritik dönemeci kısa sürede atlattım. Kendimi benimsettirdim ve sabrımla özverimle, bir yerlere gelebileceğimin gücünü bu insanlara kabul ettirdim.

E. V. : Şu anda anlaşmalı olduğun eküriler var mı?
M. A. : Atilla Özsoy ekürisi ile bir sözleşmem şu an için mevcut. Kendisi bana her konuda yine yardım edenlerden biridir. Tüm atlarının galoplarını bana verir. Her sabah düzenli olarak sahaya gelir ve Atilla bey’in atlarına idman yaptırırım. Yine yakın zamanda Atiila Bey’in bir at binme sözü var. Merakla ve heyecanla bunu bekliyorum.

E. V. : Peki Meral, şu an ki mevcut sıkıntılarınız neler? Genel olarak bayan Jokeylerin ve Bayan Antrenörlerin ortak problemleri hakkında ne düşünüyorsun?
M. A. : Tabi en başta burada bayan sayısının artması, bize olan ilgiyi ve alakayı sürekli üst seviyede tutmaya yetecektir. Azınlıkta olmanın dezavantajlarını tabiki yaşıyoruz. Bayanları artık bu camiada benimsediler. Sabah idmanda, yarışlarda bayanları görmek artık sıradan bir durum haline geldi. Artık bayan binici koşuları düzenleniyor, yine bayanlara ait farklı konseptler hayata geçirilmeye çalışılıyor.. Bunlar güzel şeyler.. Bizim motivasyonumuzu ve çalışma azmimizi tetikleyen faktörler. Ama artık bu benimsemenin meyvelerini de, bayan jokeyler ve antrenörler toplamalı diye düşünüyorum. Ayrıca okul mantalitesinin mutlak değiştirilmesi lazım. Kesinlikle bu okulun hipodromla bağlantısı olması gerek. At ile iç içe olunabilinmeli.



E. V. : Pes etmeyi hiç düşündün mü? Veya bu mesleğe antrenör olarak devam etme düşüncesi içine girdin mi?
M. A. :
Hayır kesinlikle pes etmeyi düşünmedim. Sabırla ve kendime olan güvenimle bu düşüncenin hep karşısında oldum. Benim rızkımın antrenörlükten yada idman jokeyliğinden çıkacağını düşünmedim. Jokey olarak mesleğime devam etmeliyim güvenini her defasında kendime aşıladım. Bende antrenör lisansı da var. İşte, imza atarsın 3-5 ata bakarsın, maddi getirini ve mesleki çabanı bu doğrultuda devam ettirirsin dediler. Buraya geldiğimden beri herkes, bir bayan olarak yarışlarda at binemezsin, bindirmezler veya sürekliliğin olmaz gibi bana karşı fikirlerde bulundular. Ben bu fikrin karşında durdum. Tüm zorlukları aştım ve istediğimi de elde ettiğimi düşünüyorum.

E. V. : İlk kez, resmi bir programda Can Sinan isimli Arap atı ile deklareni gördük. Neler hissettin start öncesi? O an nasıl bir psikolojiye sahiptin?
M. A. : Yarışmak benim en büyük hayalimdi. Okul zamanlarımdan beri hep kafamda bir an önce okul bitsin de yarışlara katılayım diye düşünüyordum. Can Sinan’ın çalışmalarını yine ben yapıyordum. Her sabah at sahibine, ne zaman bineceğim? gibilerinden sorular yöneltiyordum. En sonunda bu isteğim hayat buldu ve Can Sinan ile ilk koşu tecrübemi yaşadım. Pek heyecanlı olduğum söylenemez. Oldukça rahattım. Yarıştan önce Can Sinan ciddi problemler yaşamıştı ve uzun süredir de start almıyordu. Ama yine de kendime ve ata çok güveniyordum. Nitekim ilk koşu tecrübemi yaşadığım Can Sinan’ın bende yeri çok ayrıdır.

E. V. : Meral Aybek’in bir günü nasıl geçer?
M. A. :Sabahları idman olduğundan dolayı oldukça erken kalkıyorum. 4. 30 – 5. 00 gibi sahada olmaya gayret gösteriyorum. İdman bittikten sonra eve gidip, kahvaltımı yapıp belirli bir süre istirahate çekilirim. Pek fazla sosyal aktivite içerisinde değilim açıkçası. Günümü koşuları izleyerek geçirmeyi daha çok seviyorum.

E. V. : Meral Son olarak söylemek istediklerin neler?
M. A. : Jokey kulübün atılımlarını daha sıklıkla bayanlar üzerine aktarmasını istiyorum. Sadece erkeklerin yapabileceği bir meslek imajının düzeltilmesi gerektiğine de inanıyorum. İnanın atların bayan ile uyumu çok daha kolaydır. At ile iletişimimiz, erkeklerden at üzerinde daha etkin bir rol oynar. Bu bilinçle atların daha sıklıkla bizle buluşması gerektiğini düşünüyorum. Şu an üniversitede okuyan bayan arkadaşların staj için buraya gelmelerini ve benle iletişime geçmelerini de ayrıca belirtmek istiyorum. Burada kendilerine gerekli desteği vereceğimden emin olabilirler. Gelsinler burada sahada gözüksünler. 1-2 kişi geliyor, kısa süre sonra kayboluyorlar. Biz bunlara çok üzülüyoruz.

Röportaj: Erdem Vurgun

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Uzman Tahminleri

Önemli Linkler